Neden Aşı Yaptırmalıyım?
Aşılar Hakkında
Genel Bilgi
Aşılar Hakkında
Genel Bilgi
Merak Ettikleriniz
Ve Cevapları
Uygulamadaki
Güncel Aşı Programı
Doğum Tarihi İle
Aşı Takvimi Oluşturun
Evet aşılar gereklidir ve iyi hijyen, temizlik, temiz su ve beslenme enfeksiyon hastalıklarının önlenmesine katkıda bulunsa da tamamen önleyemez. İdeal bir bağışıklık oranı ya da başka bir deyişle “toplumsal bağışıklık” oluşturamazsak aşı ile önlenmiş olan hastalıklar tekrar ortaya çıkar. Hijyen ve temizlik tedbirleri enfeksiyon hastalıklardan korunmaya yardımcı olur ancak birçok enfeksiyon temiz olmamızdan bağımsız olarak bulaşabilir ve yayılabilir. İnsanlar aşılanmadığında, boğmaca, çocuk felci ve kızamık gibi artık nadir olarak görülen hastalıklar hızla tekrar ortaya çıkar.
Aşılar güvenlidir. Tedavi ruhsatına sahip tüm aşılar kullanıma yönelik yasal onay almadan önce çok titiz testlerden geçirilir, onay sonrasında düzenli olarak değerlendirilir ve yan etkiler açısından sürekli takip edilir.1
Aşı olunmadığı takdirde, aşı ile önlenebilir bir hastalık nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşama olasılığı, aşı nedeniyle maruz kalınabilecek sorunlardan çok daha yüksektir. Polio virüsün felce, kızamığın ensefalit (beyin iltihabı) ve körlüğe, diğer bazı aşı ile önlenebilir hastalıkların ölüme dahi yol açtığı göz önünde bulundurulduğunda aşı olmanın yararları, aşı nedeniyle karşılaşılabilecek zararın çok üzerindedir.
Aşılar doğal enfeksiyonun oluşturduğuna benzer bir bağışıklık yanıtı oluşturur. Aşıların asıl avantajı ise hastalığa neden olmaması veya bağışıklık gelişen kişiyi hastalığın doğurabileceği olumsuz sonuçlardan uzak tutmasıdır. Bu olumsuz sonuçlar, menenjit nedeniyle zihinsel işlevlerde bozulmadan hepatit B enfeksiyonu nedeniyle karaciğer kanseri olmaya dek birçok ciddi ve ölümcül durumu içerir. Aşılama bireyleri bu komplikasyonlardan korur.
Aşı ile önlenebilir hastalıklar birçok ülkede giderek daha az görülmeye başlasa da, enfeksiyon hastalıklarına neden olan mikroplar dünyanın birçok yerinde dolaşım halindedir. Bu mikroplar, toplumların birbirleriyle daha fazla etkileştiği günümüzde coğrafi sınırları kolayca aşarak korunmayan herkesi enfekte edebilmektedir.1
Aşılanmanın bir hedefi kendimizi korumaksa diğer önemli hedefi de etrafımızdaki bireyleri korumaktır. Aşılama programlarının başarılı olması, her bir kişinin tüm toplumun sağlık ve esenliğini sağlamak üzere beraber hareket etmesiyle mümkündür. Bireyler hastalığın yayılmasının durdurulmasını yalnızca etraflarındaki insanlardan beklememeli, her bir birey elinden geleni yapmalıdır.
Bilimsel veriler aşıların aynı zamanda yapılmasının çocuğun bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını göstermektedir. Çocuklar normalde her gün bağışıklık yanıtı oluşturacak yüzbinlerce yabancı maddeye maruz kalır. Soğuk algınlığı veya nezle olan bir çocuğun maruz kaldığı antijen sayısı aşı ile maruz kaldıklarının çok çok üzerindedir. Bilakis, aşıların aynı anda veya birlikte uygulanması daha az sayıda enjeksiyon yapılmasına ve daha az acı duyulmasına neden olacağından özellikle avantajlı bir durumdur.
Grip (influenza) her yıl dünya genelinde 300 bin ila 500 bin kişinin ölümüne neden olan ciddi bir hastalıktır. Gebeler, küçük çocuklar, sağlık durumu kötü olan yaşlılar ve astım veya kalp hastalığı gibi kronik bir hastalığı olan her bir bireyin ağır enfeksiyon ve ölüm riski daha yüksektir. Grip aşısı, ağır gribe yakalanma ve bunu diğer kişilere yayma riskini azaltmanın en iyi yoludur. Ayrıca gebelerin aşılanması, doğacak bebeği de koruyacağından ilave faydaya sahiptir, çünkü 6 aylıktan daha küçük bebekler için grip aşısı yoktur.
Tiomersal bazı aşıların içinde katkı maddesi olarak kullanılan ve civa içeren organik bir bileşiktir. Güvenlidir ve aşılarda en sık kullanılan katkı maddesidir. Bilimsel araştırmalar aşılarda bulunan tiomersal miktarının sağlık açısından herhangi bir risk taşımadığını göstermektedir.
1998 yılında yayınlanan, kızamık-kabakulak-kızamıkçık (KKK) aşısı ile otizm arasında bir ilişki olduğunu iddia eden çalışmanın kusurlu ve sahte verilerle dolu olduğu kanıtlanmış ve çalışma yayımlandığı dergi tarafından geri çekilmiştir. Ne yazık ki, yayımlandığı dönemde bir paniğe neden olmuş ve aşılama oranlarının düşmesiyle bu nadir görülen hastalıklarla ilgili salgınlar yaşanmıştır. Güncel araştırmaların da desteklediği üzere, MMR aşısı ile otizm veya otistik bozukluklar arasında bir bağlantı yoktur.
Her ilaç gibi aşılar da bazı yan etkilere neden olabilir. Bu yan etkilerin çoğu enjeksiyon yerinde ağrı, çocukta huzursuzluk veya düşük dereceli ateş gibi hafif etkilerdir. Bu yan etkiler genellikle bir-iki gün sürer ve tedavi edilebilirdir. Örneğin enjeksiyon bölgesindeki ağrıyı azaltmak için temiz, soğuk ve ıslak bir havlu bu bölgeye uygulanabilir. Ciddi reaksiyonlar çok nadir görülür, ancak endişelenilen bir yan etki ile karşılaşıldığında bir sağlık merkezine başvurulmalıdır.
Aşılar bebeğin bağışıklık sisteminde aşırı yüklenmeye yol açmaz. Sağlıklı bir bebeğin bağışıklık sistemi her gün binlerce mikropla savaşmaktadır. Aşıların içindeki antijenler mikroplardan elde edilir ancak bu mikroplar zayıflatılmış veya öldürülmüş durumdadır, bu nedenle ciddi hastalığa neden olamazlar. Bir bebeğe aynı gün içinde birden fazla aşı yapılsa da, bu sayı her gün karşılaştıkları antijen sayısının çok altındadır.
Aşıların önerilen doz sayısı, aşılanan bireye mümkün olan en iyi korumayı sunacak şekilde belirlenmiştir. Her bir aşının kendi yapısına bağlı olarak farklı doz şemaları bulunur. Bazen hastalığı önlemeye yetecek yüksek düzeyde bağışıklık oluşturmak, bazen zamanla azalan bağışıklığı güçlendirmek veya gripte olduğu gibi zaman içinde yapısı sürekli değişen mikroplara karşı koruma oluşturmak için birden fazla doz gerekebilir. Aşının her bir dozunun zamanlaması önemlidir, iyi bir bağışıklık yanıtı oluşturmak ve ideal koruma sağlamak için önerilen dozlara uyulması gerekir.
Hastalık gibi durumlarda aşıların uygulanması konusunda hekime danışılmalıdır. Ancak genellikle soğuk algınlığı, kulak ağrısı, ishal, hafif ateş gibi durumlar aşının güvenle yapılmasına engel durumlar değildir. Bu gibi durumlarda hekimin onay vermesi halinde aşılama gerçekleştirilebilir.
Aşılar çocukları difteri (kuşpalazı), kızamık, kabakulak ve boğmaca gibi hastalıklardan korur. Aşılanmama çocukları ve erişkinleri hastalıklara ve hastalığın doğuracağı olumsuz sonuçlara yatkın hale getirir; ölüm riskini artırır.
Aşılanma ile vücudun bağışıklık kazanması, doğal enfeksiyon ile kazanılmış bağışıklığa benzerdir. Ancak aşılanma çok daha düşük risklidir. Örneğin, H. influenza tip b (Hib) bakterisinin neden olduğu menenjit enfeksiyonu zihinsel işlevlerde azalmaya, gebelik sırasında geçirilen kızamıkçık enfeksiyonu bebekte doğum kusurlarına ya da çocuk felci (polio virüsü) enfeksiyonu geri dönüşü olmayan felce neden olabilir. Aşılar, bu hasarlara maruz kalınmadan vücudun bağışıklık kazanmasını sağlar.
Her ne kadar hijyen koşulları ve temiz suya erişim olanakları artmış olsa da, enfeksiyonların yayılmasının önüne tamamen geçilemez. İnsanlar aşılanmadığında artık pek görülmeyen difteri, kızamık, kabakulak ve çocuk felci gibi hastalıklar tekrar hızlıca ortaya çıkar.
Aşılar antibiyotik direncinin yayılmasını sınırlar. Antibiyotiklerin aşırı ve yanlış kullanılması nedeniyle ilaçlara dirençli bakterilerin artması tüm dünyada en önemli halk sağlığı sorunlarından biri haline gelmiştir. İnsanların enfeksiyona yakalanmalarını durdurmanın çok etkili bir yolu olan aşılama, bu yönüyle antibiyotik ihtiyacını da azaltır. Antibiyotik direncindeki düşüş, önlenebilir hastalık ve ölümlerin sayısında da azalma sağlar.
Sağlıklı insanların sağlıklı bir şekilde yaşamaya devam etmelerine yardımcı olur.2 Hastalığı tedavi eden veya iyileştiren çoğu ilacın aksine, aşılar hastalığı önler.3 Aşılar, bağışıklık kazanılması olarak tarif edilen bu önleyici etkiyi enfeksiyonu taklit ederek oluşturur. Bu taklit yeteneğini kazanmaları için de, hastalığa ve dolayısıyla enfeksiyona neden olan mikroplar veya bu mikropların çeşitli kısımlarını içerirler.
